Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Amerikan gazetesi Wall Street Journal’ın ortaya koyduğu bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı başlattığı savaş yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda büyük bir siyasi kumardı. Haberde, Trump’ın karar sürecinde ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Kane’in açık uyarılarını dikkate almadığı belirtildi.
Gazeteye göre General Kane, Trump’a İran’ın saldırıya karşılık olarak mayınlar ve insansız hava araçları kullanarak dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı hedef alabileceğini açıkça bildirdi. Ancak Trump bu riskleri bilmesine rağmen, başkanlığı döneminin en önemli dış politika kararlarından biri olarak görülen askeri operasyonu sürdürdü.
Trump’ın yakın çevresine, İran’ın muhtemelen Hürmüz Boğazı’nı kapatmadan önce geri adım atacağını düşündüğünü söylediği, hatta İran böyle bir adım atsa bile ABD ordusunun durumu kontrol altına alabileceğine inandığını ifade ettiği aktarıldı.

Ancak gelişmeler Washington’un beklentileri doğrultusunda ilerlemedi. Krizin başlamasından iki hafta sonra İran, Hürmüz Boğazı’nın elindeki en güçlü koz olduğunu fiilen gösterdi ve geri adım atmadı. İran, petrol tankerlerinin geçişini engelledi ve bazı ticari gemilere saldırılar düzenledi. Bu gelişmeler dünya genelinde petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve küresel ölçekte bir enerji şokuna yol açtı.
ABD güçleri ise buna karşılık olarak İran’a ait mayın döşeme gemilerini ve bazı askeri tesisleri hedef aldı. Amaç, boğazın patlayıcılarla kapatılmasını önlemekti. Buna rağmen operasyonların maliyeti Washington için ağır oldu. Wall Street Journal’a göre ABD’nin askeri faaliyetleri haftada milyarlarca dolara mal oluyor.
Uzmanlar ayrıca uzun sürebilecek geniş çaplı bir savaşın ABD ekonomisi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Ekonomistler, düşük büyüme ve yüksek enflasyonun birleştiği stagflasyon riskine dikkat çekiyor.
Trump yönetiminin savaş kararı ise büyük ölçüde ABD ordusunun hızlı ve kesin bir zafer elde edeceğine duyulan güvene dayanıyordu. Bu güven, geçen yıl İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılardaki başarı ve ocak ayında gerçekleştirilen operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanması gibi gelişmelerle güçlenmişti.
Beyaz Saray, Trump’ın savaşın risklerinin farkında olduğunu ancak İran’dan kaynaklandığını iddia ettiği ulusal güvenlik tehdidini ortadan kaldırmakta kararlı olduğunu açıkladı. Operasyon öncesinde Trump ve danışmanlarının Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak ve tankerleri ABD donanmasıyla eskort etmek gibi seçenekleri de değerlendirdiği bildirildi.

Ancak boğazın neredeyse kapanması Pentagon’da yeni endişelere yol açtı. Yetkililere göre, ABD savaş gemilerinin tankerleri koruması durumunda İran’ın kıyı savunma sistemleri, İHA’ları ve füzeleri tarafından hedef alınma riski bulunuyor.
Trump’ın eleştirmenleri ise Hürmüz krizinin ve küresel ekonomik sarsıntının, savaş öncesinde yeterli planlama yapılmadığını gösterdiğini savunuyor. ABD Senatörü Chris Murphy, yönetimin Hürmüz Boğazı krizini yönetmek için herhangi bir planı olmadığını söyleyerek, savaşın başlamasından bir hafta sonra bile net bir strateji bulunmamasının “şoke edici” olduğunu ifade etti.
Wall Street Journal ayrıca bu savaş kararının normalde aylar süren gizli istişare süreçleri yerine, Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth gibi isimlerden oluşan dar bir ekip tarafından alındığını yazdı. Bu durumun diplomatları ve uzmanları sürecin dışında bırakarak Trump’ın önündeki seçenekleri sınırladığı belirtiliyor.
Öte yandan İran’da yeni Yüksek Lider olarak göreve gelen Mücteba Hamaney, Hürmüz Boğazı’nda yabancı gemilere karşı sert bir tutum sergileyeceklerini açıkladı. ABD ve İsrail istihbarat değerlendirmelerine göre İran yönetimi hâlâ güçlü bir kontrol altında ve kısa vadede çökmesi beklenmiyor.
İran uzmanı Karim Sadjadpour, Trump’ın İran’a karşı savaş kararını “arı kovanına güçlü bir darbe vurmak ama onu yok edememek” şeklinde tanımladı.
ABD içinde ise benzin ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, stratejik petrol rezervlerinden tarihin en büyük çekimlerinden birine yol açtı ve petrol şirketlerinin tepkisini çekti.
Trump’ın savaşın sonu konusundaki açıklamaları ise çelişkili. Bu hafta gazetecilere konuşan Trump, savaşın “çok yakında biteceğini” ve geriye çok az hedef kaldığını söyledi. Ancak cuma günü yaptığı açıklamada savaşın ne zaman sona ereceğinin “tahmine bağlı” olduğunu ifade etti.
Buna rağmen Amerikan yetkililer özel görüşmelerde geri çekilme planı bulunmadığını belirtiyor. Aksine, bölgeye daha fazla deniz piyadesi ve savaş gemisi gönderil
yorumunuz